Jinekomasti

Jinekomasti, Latince’de kadın memesi anlamına gelen ve erkekte meme büyümesi durumunu tanımlayan bir terimdir. Yaşamın belli dönemlerinde fizyolojik, yani doğal olarak gözlenebilirken kimi zaman da bir hastalık sonucunda kendini belli edebilir. Bunun yanında daha sık olarak sağlıklı genç erişkinlerde gözlemlediğimiz herhangi bir hastalık belirtisi olmayan ancak erkekte özgüven kaybına, dolayısıyla da psikolojik problemlere yol açan bir problem olarak karşımıza çıkabilir.

  • Hangi hastalıklar erkekte meme büyümesine neden olur?

Jinekomasti problemi ile başvuran hastaların çok büyük bir kısmında eşlik eden bir hastalık yoktur. Ancak; testis, karaciğer ve hipofiz bezinin bazı kanser türleri, karaciğer ve böbrek yetmezliği, hormonal bozukluklar, bazı genetik hastalıklar, alkol kullanımı, bazı ilaçlar ve vücut geliştirmek için kullanılan steroid destekleri jinekomasti problemine yol açabilir. Bu durumlardan şüphelenilen hastalar için sebebe yönelik ileri inceleme yapılmalıdır.

  • Kilo problemi olan kişiler zayıfladıklarında jinekomasti sorunu çözülür mü?

Meme bölgesinde jinekomasti problemini oluşturan temel olarak iki farklı doku vardır. Bunlardan biri yağ dokusu, diğeri de  gland dediğimiz meme bezi dokusudur. Zayıflamakla yağ doku bir miktar azalacaktır ancak meme bezi dokusunun miktarı azalmayacağından bu poblem ortadan kalkmayacaktır.

  • Jinekomasti tedavisi nasıl yapılır?

Jinekomastinin tedavisi cerrahidir. En sık uygulanan yöntem de Liposuction yani yağ emme yöntemidir. Liposuction yöntemi ile kanüller yardımıyla meme bölgesindeki yağ dokular parçalanır ve emilir. Kimi hastalarda meme bezi dokusunun çıkarılmasında Liposuction tek başına yeterli değildir. Böyle durumlarda meme başının alt kısmından yapılan  küçük bir kesi ile bu dokular temizlenebilir. Hastada deri fazlalığı oluşturacak kadar ileri düzeyde bir problem varsa da deri dokusunun da çıkarıldığı başka yöntemler uygulanabilir.

  • Jinekomasti egzersizle tedavi edilebilir mi?

Hayır jinekomasti yalnızca cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Egzersizle artan kas kütlesi bu durumu daha da belirgin hale getirecektir ve egzersizin bırakılmasıyla kas doku yerini yağ dokuya bırakacağından daha büyük ve sarkık bir bir görünüm oluşacaktır.

  • Jinekomasti meme kanseri riskini artırır mı?

Herhangi bir genetik hastalığı olmayan bireylerde jinekomasti meme kanseri riskini kesinlikle arttırmaz.

  • Jinekomasti özellikle ergenlik döneminde ne tarz sorunlara yol açar?

Ergenlik ve bunu takip eden dönemde jinekomasti problemi erkekte özgüven kaybına yol açar. Denize girmek, hatta arkadaşlarının yanında üzerlerini değiştirmek bile hastalar için utanç verici olabilir. Hastalar bu sorunu vücutlarını saklayarak çözmeye çalışırlar. Devamlı olarak korse giymek de bu problemi olan kişilerde sıkça uygulanan bir alışkanlıktır.

  • Jinekomasti ameliyatı sonrası memenin tekrar büyüme riski var mıdır?

Jinekomastinin ameliyat sonrası tekrarlaması söz konusu değildir. Ancak ameliyat sonrası 15-20 kg gibi aşırı kilo alan hastalarda bir miktar artış olması kaçınılmazdır.

  • Jinekomasti ameliyatı kaç yaşından itibaren yapılabilir?

Ergenlik döneminde gözlenen jiekomasti genellikle normal olarak kabul ettiğimiz ve 1 yıl içerisinde kendiliğinden düzelen bir durumdur. Bu sebeple bu ameliyatı ergenlik dönemi sonrasında ve 1 yıldan fazla süredir şikayetleri var olan hastalarımıza uyguluyoruz.

  • Jinekomasti ameliyatı sonrasında ağrı olur mu?

Özellikle Liposuction ameliyatı esnasında meme dokusu içerisine verilen sıvıların içerisindeki lokal anestetik maddeler ameliyat sonrası ağrı oluşumunu azaltmaktadır. Hastalarımızı taburcu ederken reçete ettiğimiz ağrı kesici ilaçlar da taburculuk sonrası ağrı kontrolü için yeterli olmaktadır.

  • Ameliyat sonrasında ne kadar süre ile korse takılmalıdır?

Ameliyat sonrası yaklaşık 4 hafta korse kullanılmasını ben hastalarıma tavsiye ediyorum. İlk 2 hafta 24 saat, sonraki 2 hafta da sadece geceleri olmak üzere korse kullanılmasını yeterli buluyorum.

  • Jinekomasti ameliyatı sonrasında iz kalır mı?

Sadece Liposuction yöntemi uygulanan hastalarda  belirgin bir iz kalmamaktadır. Deri fazlalığının da olduğu ileri derecede büyük olgularda ise yapılacak olan ameliyatın çeşidine göre farklı oranlarda iz kalabilir.